arp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2015 Pazar

Arp ve Flütle Gelen Mutluluk

İyi haftalar herkese! Pazartesi sendromuna ilaç gibi gelecek bir post hazırladım bugüne... Geçtiğimiz hafta İstanbul Kültür Üniversitesi' nde harika olacağını tahmin ettiğim bir konsere bilet almıştım. Arp ve yan flüt bir araya gelip de nasıl kötü bir konser olabilirdi ki zaten?


Arpist Çağatay Akyol ülkemizin ilk erkek arpistlerinden. Kendisini ve flüt sanatçısı Bülent Evcil' i daha önceden tanımıyordum. Ancak bize hazırladıkları baroktan tangoya uzanan, ülkeden ülkeye yolculuk yaptıran repertuarlarından sonra kendilerini yakından takip etme kararı aldım. Arp ve flüt gibi dinlediğim anda beni ruhani bir yerlere taşıyan böyle konserler benim için belki birçok konserden daha değerli, daha eşsiz.


Sizlere de bu iki değerli sanatçıyı takip etmenizi öneririm. Konserden dayanamayıp çektiğim bu kısa bölüm bis sonrası yer verilen Türkçe parçalardan biriydi ve kesinlikle hayatımda dinlediğim en güzel "Üsküdar' a Gider İken" versiyonuydu. Şimdi sizi bu alıntıyla baş başa bırakıyor ve güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum...



25 Eylül 2013 Çarşamba

Müziğin Sarmaladığı Evler

Bazı evler vardır kapıdan adımını attığın anda kucaklar seni. Evin kokusu mu, rengi mi bu enerjiyi yaratan daha anlayamadan o enstrüman çıkar karşına. Karşı duvarda bir piyano veya öbür köşede bir gitar süsler salonu ya da en güzel koltuğun yanına bir çello kurulmuştur. İşte o an anlarsın ki o ev müzikle yönetilir, sanat kokar. 

Kiminin tüm dünyasıdır müzik, her köşeden başka bir enstrüman, her odadan ayrı bir nota çıkar, en güzel senfoniye dönüşür evin tam kalbinde. 






Bazen de bir zaman makinasıdır, müzik kutusudur çoook eskilerden çıkıp gelen, nostaljiyle sarar sarmalar seni.

Meleklerin çaldığı dünyanın en saf, en huzur saçan müzik aleti arp değil midir peki?* 

Vivaldi yaylıları siner kimi zaman "dört mevsim"i yaşayan evlerin sessiz duvarlarına.

Rock ruhunu damarlarında hisseden bir gençtir bazı bazı, evi canlandıran yeniden gençlik aşılayan...



Bir gün bir çılgın mimar çıkar evlere sığdıramadığı müzik tutkusundan yola koyulur, evi müziğin içine sığdırır...

Kitabın, kütüphanenin en can yoldaşıdır manzarasındaki o kuyruklu piyano.

Ne olursa olsun müziğin yoğurduğu bir evse adım attığın, çıkana kadar gördüğün her şey melodili bir ruhun fısıltılarıdır.


* Not: Yazının ahengini bozmamak için yukarıda belirtmedim ama gördüğünüz gerçek bir arp değil. Arp formunda bir radyatör. Arp çalmayan ama onun tınılarına aşık biriysen benim gibi, bu radyatöre ölür bitersin, nerede bulsam da evin neresine koysam diye düşünür durursun ;) 


İşte bunlar da "decoridea" nın evinin müzik köşeleri





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...